Hakkımızda  
  Hizmetlerimiz  
  Neredeyiz  
  İrtibat  
  Acil Satılıklar  
 
Emlak No ile arama
 
 
  Son eklenenler
 
Haftanın fırsatı
DİYARBAKIR - KAYAPINAR
SATILIK - DAİRE  2 + 1
110  m²  45.000  YTL
   Foto galerisini görmek için tıklayınız.    Detay bilgiler 
link
 
Güncel Haberler
Ev sahiplerinin beklediği yasa çıktı !

Tapu Sicil Müdürlüklerine Başvuruda İzlenecek Yol

Yabacıların ülkemizde taşınmaz edinimi ile ilgili sık sorulan sorular

 
Konut Kredileri
Akbank
Anadolubank
Deniz Bank
Finans Bank
Fortis
Garanti Bankası
HSBC
Oyak Bank
TEB
Türkiye Halk Bankası
Türkiye İş Bankası
Vakıf Bank
Yapı Kredi Bankası
 
Güncel Hava Durumu
 
TCMB Döviz Kurları
 
Dinamik Takvim
 
Fotogalerileri


Galerileri görmek için tıklayınız

link
 
Anket
Emlak piyasası hakkında görüşünüzü anketimize katılarak belirtebilirsiniz
Konut fiyatları size göre şu anda nasıl ?
 
Ekibimize katılın


Bizimle çalışmak istermisiniz?
Başvuru için tıklayınız !

link
 
Siteyi tavsiye et
Bu siteyi arkadaşınıza tavsiye etmek istiyorsanız burayı tıklayınız !
 
BÖLGESEL BİLGİLER
 

Yüzölçümü:  15.355 km²                   Nüfus: 1.362.708 (2000)

İLÇELER : Bismil, Çermik, Çınar, Çüngüş, Dicle, Eğil, Ergani, Hani, Hazro, Kocaköy, Kulp, Lice ve Silvan'dır.


Diyarbakır’ın kuzeyinde Bingöl ve Elazığ, doğusunda Batman, güneyinde Mardin, güneybatısında Şanlıurfa, batısında Adıyaman ve Malatya bulunmaktadır. Diyarbakır’da sert ve kurak bir yayla iklimi hâkimdir.

Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Diyarbakır, yüzyıllar boyunca Güneydoğu Anadolu’nun fikir, sanat, kültür ve bilim merkezi olmuştur. Diyarbakır kent merkezi 7 bin 500 yıllık bir geçmişe sahiptir. Önemli bir ticaret merkezi olan şehir günümüzde de bu özelliğini korumaktadır.

Isının 40-50 dereceye vardığı yaz günlerinin bunaltıcı sıcaklığından kurtulmak amacıyla gelişen düz damlı evleri ile tipik yöre mimarisinin günümüzde de yaşatıldığı Diyarbakır, uzun surları, Malabadi Köprüsüyle görülmesi gereken bir ildir.

Diyarbakır, yeryüzü şekilleri açısından genelde dağlarla çevrili, ortası hafif çukurlaşmış görünümündedir. İl, Güneydoğu Torosların kollarıyla çevrilidir. İlin en yüksek dağı Muş sınırı yakınındaki Anduk Dağıdır (2830 m.)

Diyarbakır yöresinin en eski adı Assur kaynaklarında Amidi olarak geçer. Yunanca ve Latince kaynaklarda bu ad, Amido ya da Amida olarak yazılır. Arap akınları sırasında bölgeye yerleşen Bekr adındaki bir aşiret nedeniyle yörenin adı Bekr diyarı anlamında Diyar-ı Bekr olarak söylenmiştir. Günümüzdeki ismini, Atatürk’ün 1937’de halka yaptığı konuşma esnasında, şehrin adından Diyarbakır olarak bahsetmesiyle 10 Aralık 1937 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile almıştır.

İlimizde irili ufaklı 240 civarında imalat sanayinde işletme bulunmaktadır. Son yıllarda sulu tarıma geçişte yaşanan gelişmeler sonucu tarıma dayalı sanayide hareketlilik yaşanmıştır. Bunun sonucu olarak 60 civarında kütlü pamuk işleme tesisi, 10 civarındada pamuk yağı üretim tesisleri faaliyete geçmiştir. Ayrıca 10 civarında tuğla fabrikası, 10 civarında un fabrikası, 10 civarında mermer işleme tesisi belli başlı tesislerimiz olarak öne çıkmaktadır. Özellikle zengin mermer yataklarının değerlendirilmesi için 39 mermer ocağından blok mermer üretimi gerçekleştirilmektedir. İlimiz mermer merkezi olma yolundadır. Üretilen mermerin %88’i ihraç edilmektedir. Alt yapısı tamamlanmış 1 Organize Sanayi Bölgemiz, 3’ü merkezde olmak üzere 6 Küçük Sanayi Sitemiz faal durumdadır.

İl merkezi karayollarının kavşak noktasındadır. Diyarbakır’a hem karayolu, hem hava ve demiryolu ile ulaşım sağlanabilmektedir. Her gün Ankara ile İstanbul’dan düzenli uçak seferleri yapılmaktadır.


Tarihi ve mimari özellikleri ile muhteşem olan Ulu Cami, Nebi Cami ve Safa Cami Diyarbakır'ın en ünlü camilerdir. Selçuklu Sultanı Melik Şah tarafından yaptırılan Ulu Cami, orijinal dizaynı ve hem Bizans hem de daha eski mimari malzemeleri kullanması ile ilginç olup Türkiye'nin en eski camilerindendir.

Diyarbakır Ulu Camii: Diyarbakır'ın 77 km doğusunda, Silvan'da 1185 yılında yapılmış, zarif görünümlü Ulu Cami, kemer kapıları ifade eden ince taş kabartmaları ile görülmeye değerdir.

Yapılan değişiklere ilişkin farklı dönemlere ait bir çok kitabeyi üzerinde taşımaktadır. Diyarbakır 639 yılında Müslüman Araplar tarafından işgal edildiğinde, aynı alan üzerinde bulunan bir kilise kısmen camiye çevrilmiştir. Daha sonraki dönemlerde de etrafındaki yapılarla birlikte gelişen yapı kompleksi, restore edilmiştir. Plan itibariyle Şam’daki Emeviye Camii’nin Anadolu’daki bir yansıması olarak görülen yapı, Müslümanlar tarafından 5. Harem-i Şerif (Mukaddes Mabet) olarak kabul edilmektedir.

Diyarbakır Kalesi, il merkezinde bulunmaktadır. Sur duvarlarının uzunluğu 5700 m’ye ulaşmaktadır. Surlar yer yer 12 m. yükseklikte ve 3-5 m. genişliğindedir. Kalenin dört kapısı ve seksen iki burcu vardır. Burçlardan en önemlisi 1208 yılında Artuklu hükümdarı Melik Salih Memduh tarafından inşa ettirilen Yedi Kardeş Burcu’dur. Burç üzerinde çift başlı kartal, kanatlı aslan kabartmaları bulunmaktadır. Kitabesi bir kuşak halinde burcu çevrelemektedir. M.S. 349 yılında Romalılar zamanında inşa edilen kale, İslami dönemlerde de birçok kez onarılmış ve yapılan eklemelerle günümüzdeki görünümüne kavuşmuştur


İLÇELER

Bismil: İlin önemli tahıl merkezlerindendir. Hem karayolu ve hem demiryolu bağlantısı olan şehir, dicle nehri, ilçe taramının hayat kaynağıdır. Kurtuluş, Fatih, Bozkurt, Akpınar, Altok, Dicle, Şentepe, Esentepe, Dicle Mahallesi olmak üzere 9 mahalleden ibarettir. Merkez ilçeye olan uzaklığı 52 Km’dir. İlçemize bağlı 105 köy, 90 mezra vardır. Tepe beldesi olarak bir belde yukarısalat olarak bir nahiyesi vardır.

Çermik: Diyarbakır'ın kuzeybatısında olan Çermik, kaplıcalarıyla tanınmış ünü tüm yurda yayılmış güzel ve yemyeşil bir ilçedir. Dünyanın her yanından insanlar şifa bulmak amacıyla bu kaplıcalara gelirler. İlçenin eski kalesi, Alaaddin Camii, Abdullah Paşa Medresesi Haburman Köprüsü efsanevi Gelin Dağı, Seyfullah Bey Hamamı ve Ali Dede Çeşmesi ilk anda görülmesi gereken ünlü yerlerindendir. 4 mahalleden ibarettir. Merkez ilçeye olan uzaklığı 93 Km’dir. İlçemize bağlı 70 köy, 37 mezra vardır.

Çınar: İlçemiz Diyarbakır havzasının güney kesiminde Diyarbakır Mardin arasında yer almaktadır. İlçenin kuzeybatısında Diyarbakır il merkezi, batısında Şanlıurfa/Siverek ve Viranşehir, Güney ve Güneybatısında Mardin/Mazıdağı ve Derik, Doğusunda ise Mardin/Savur ve Diyarbakır/Bismil ilçeleri vardır. Rakım 660 metre olan ilçenin Diyarbakır merkezine uzaklığı 32 km’dir. İlçede kışın kabarıp yazın kuruyan akarsulardan başka önemli akarsu olarak Göksu Çayı ile Dilaver Çayı vardır. İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. İlçemize bağlı 75 köy, 82 mezra vardır.

Çünğüş: İlçemiz ve köylerinde konut tipi olarak geleneksel toprak damlı taş evler mevcuttur. İlçe merkezinde son yıllarda betonarme yapılar yapılmaktadır. Diyarbakırın Kuzey Batısında yeralan Çüngüş’ ün yüzölçümü 489 Km2 olup, denizden yüksekliği ise 1.049 metredir. Etrafı dağlarla çevrili olan Çüngüş ilçesinin güneydoğu toroslar üzerinde sırayla Abaza, Akdağ ve Savucak dağları bulunmaktadır. Akarsuları Fırat Nehri, Çüngüş ve Medye çaylarıdır. Mırgan ve Avut yaylaları hayvancılığa elverişlidir. Çüngüş ilçesi içinde bulunduğu Güneydoğu Anadolu bölgesinin iklim özelliklerini taşımaz. Daha çok Doğu Anadolu iklim özelliklerini taşımaktadır. Yazları serin ve kurak, kışları ise sert ve yağışlı geçer. 3 mahalleden ibarettir. Merkez ilçeye olan uzaklığı 117 Km’dir. İlçemize bağlı 37 köy, 32 mezra vardır.

Dicle: Diyarbakır iline bağlın olan Dicle ilçesi merkeze 92 Km uzaklıktadır. Kuzeyi Elazığ ilinin Palu ilçesi, doğusu Hani ilçesi, güneyi Diyarbakır ilinin merkez ilçesi, batısı Ergani ve Maden ilçeleriyle çevrilidir. İlçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 970 metredir. Ticaret makinalarının tamir edildiği atölyeler küçük birer aile işletmeliridir. Halk kendi ihtiyaçlarının dışındaki üretiminin az bir kısmını ilçe merkezinde büyük miktarını ise komşu ilçe olan Ergani’de pazarlamaktadır. 4 mahalleden ibarettir. İlçemize bağlı 35 köy, 67 mezra vardır.

Eğil: Zengin bir geçmişe sahip olan Eğil ilçesi tarih içinde de önemli bir yer işgal etmiştir. Asur Kalesi'nin adından da anlaşılabileceği gibi Asurluların da ötesine ulaşan bir geçmişi vardır. İl Merkezinin kuzeyinde, dağlık bir arazide kurulmuştur. Kuzeyinde Dicle Nehri geçmekte ve Dicle ilçesi bulunmaktadır. Ayrıca Ergani, Hani ve Hazro ile de komşudur. İlçemize bağlı altı köyün hudutları içerisinde yerli ve yabancı petrol şirketleri tarafından petrol çıkarılmaktadır. Dicle Barajı göleti ilçemizin bazı köylerinin topraklarını sulayacak, balıkçılık ve elektrik üretimi milli gelire büyük katkılar sağlayacaktır. Vatandaşlarımızın gelir durumlarına göre uyumlu bir sosyal yaşantı içindedirler. Halkımız birbirlerinin üzüntü, keder ve sevinçlerine ortak olurlar. 4 mahalleden ibarettir. Merkez ilçeye olan uzaklığı 52 Km’dir. İlçemize bağlı 23 köy, 27 mezra vardır.

Ergani: Çok eski bir şehir olup kuruluş tarihi belli değildir. Yunus Peygamberin kurduğu rivayet edilirse de bu söz esaslı bir kaynağa dayanmamaktadır. İlçeye 6 km uzaklıkta bulunan Hilar şehri harabelerinde yapılan bir kazıda (1964-Bajargeran tepesi) M.Ö.7000 yılına varan kalıntılar çıkmıştır. Buna dayanarak Ergani’nin 9000 yıllık bir tarihinin olduğunu söyleyebiliriz. Ergani Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, Dicle Nehri’nin sağ kıyısında, 10 km uzaklıkta ve 1526 metre yüksekliğinde yarı sönmüş volkanik Zülkifil Dağı’nın derin bir sel yatağına (Huşet deresi) bakan güneydoğu yamacı eteğinde kurulmuştur.Halkı tarım, hayvancılık ve meyvecilikle geçinir. Hilar Köyü Harabeleri ile adını dünyaya duyurmuş, ancak ülkemizde bu olanağı bulamamış ve böylece böylesine önemli bir turistik özelliği hakkıyla sergilenmemiş güzel bir şehir. Bir tek Hilarmı; Kızılca köyündeki Enüş Peygamber Mezarı, Zülküfil Peygamber Makamı, hala önemini koruyan Meryem Ana Kilisesi, Polonyalı gezgin Simeon buradan “Mucize Yaratan Eski Bir Mabet” diye bahseder. Merkez ilçeye olan uzaklığı 58 Km’dir. İlçemize bağlı 75 köy, 108 mezra vardır.

Hani: Kuruluş tarihi çok eski olan Hani ilçesinin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Hani ile ilgili bilgiler M.Ö. 8.yy. başlar. Urartı Devleti ve Asurlular arasında önemli çatışmalara sahne olduğu bilinmektedir. Daha sonra Nirbi’lerin yerleşme merkezi olan Hani’nin tarihçesi Diyarbakır merkezinin tarihçesiyle koşut gitmiştir. 1875 yılında Palo’ya bağlı bir bucak olan Hani, daha sonra Lice’ye bağlanmıştır. Hani’de Belediye 1878 yılında kurulmuştur. Diyarbakır'ın 97 km. kuzeydoğusunda Bingöl-Diyarbakır karayolu üzerinde dağlık bir yerleşim yeridir. Hani İlçesinde 13. yy.da yapıldığı sanılan Hatuniye Medresesi ve 15. yy.da yapılan Ulu Cami bir Selçuklu eseridir. 6 mahalleden ibarettir. İlçemize bağlı 20 köy, 23 mezra vardır.

Hazro: Kuruluş tarihi çok eski olan Hazro’nun Asur tarihindeki adı “Hataro” idi. Daha sonra “Hacra” denilmeye başlanılmıştır. Bugün “Hazro” şeklini almıştır. İlçenin köyleri daha çok ilçenin orta kesimindeki dağ eteklerinde toplanmıştır. İlçe merkezi engebeli bir alanda Uzuncaseki Dağı eteğinde kurulmuştur. İlçemiz bölgenin taşkömür ihtiyacını karşılayan önemli bir kömür bölgesidir. İlçenin çevresinde zengin petrol demir ve kükürt yatakları da bulunmaktadır. İlçemizde Tercil Kalesi, Şahabuddun ve Şapur Türbeleri ve Derebeyi Saray Kalıntıları önemli tarihi ve turistik yerlerindendir. 6 mahalleden ibarettir. Diyarbakır merkez ilçeye olan uzaklığı 52 km’dir. İlçemize bağlı 24 köy, 36 mezra vardır.

Kocaköy: Kocaköy'ün ne zaman kurulduğu bilinmemektedir. Esasen civardaki bazı buluntulardan, yörede Kolkolitik Çağdan beri meskun yerlerin bulunduğu anlaşılmaktadır. İlçede birçok höyük ve mağara bulunmaktadır. Kocaköy ilçesi Diyarbakır şehir merkezinin kuzey-doğusunda olup, Diyarbakır-Bingöl karayolunun 65. kilometresinde kurulmuş bir yerleşim merkezidir. İlçe merkezinin, Kaya, Yenişehir, Şeyh Şerafettin, Kokulupınar, Eyüpler, Çakmaklı, Hacıreşit, Çayırlı ve Şerifoğulları isminde 9 mahallesi mevcuttur. 1977 yılında belediye teşkilatına kavuştu. İlçeye 11 köy bağlı olup, bu köylerin de 15 mezrası mevcuttur.

Kulp: Kulp, Diyarbakır'ın en uzak ilçesidir. Ürettiği nefis ballarıyla tanınan Kulp, Kâfurum Kalesi, Kanikan Mağaraları, Kale-i Ulya, Ciksi Kalesi, Büyük Kaya, İmamı Gazali Türbesi ve çok eski olduğu sanılan Bahemdan köyü gibi eski eserleriyle de geniş bir tarihi zenginliğe sahiptir. Çok eski bir ilçe merkezidir. 1540 tarihli tahrir defterinde Kulp’u Diyarbekir Eyaletine bağlı 11 ocaktan biri olarak görmekteyiz. Silvan’ın kuzeyinde yer alan bu ilçemiz kış aylarında uzun süre kar altında kalır. Volkanik ve birinci derecede deprem bölgesi olan sarp bölgede kurulmuştur. Kulp ilçesinde halk arıcılık, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlamaktadır. 4 mahalleden ibarettir.Diyarbakır merkez ilçeye olan uzaklığı 128 km’dir. Kulp ilçesi ilçe merkezi haricinde bir belde, 3 bucak, 50 köy ve 89 mezradan oluşmaktadır.

Lice: Diyarbakır'ın kuzeyinde tarihi bir yerleşim merkezidir. Efsanesi dünyaca bilinen, çeşitli ülke ve şehirlerin sahip çıktığı Eshab-ül Kehf mağarasının asıl efsanede geçen Dakyonus şehri tüm özellikleriyle Diyarbakır'ın Lice ilçesi yakınındadır. İlk tarihi bilgilere göre ilçenin bundan önce dört kez deprem felaketine uğradığı anlaşılmaktadır. Şehrin bilinen ilk egemenleri Asurlulardır. Daha sonra Urartular, İskitler, Medler, Persler, Makedonyalı Büyük İskender, Partlar, Romalılar, Sasaniler, Akkoyunlular, Bizanslılar, Müslüman Araplar (Emeviler, Abbasiler) sırasıyla bu şehire egemen olmuşlardır.Diyarbakır'ın kuzeydoğusunda olan Lice, önceleri yoldan yosun ve kenarda kalmış bir ilçeyken şimdi D.Bakır-Bingöl Karayoluyla günden güne hızla gelişmektedir. Yenişehir yönünde güzel yapılaşma gelişmektedir. Halkı tarım ve hayvancılıkla geçinir. En çok tereyağı ve badem ihraç ederler. 13 mahalleden ibarettir. Diyarbakır merkez ilçeye olan uzaklığı 95 km’dir. 2 bucak, 57 köy ve 112 mezradan oluşmaktadır.

Silvan: Kuruluş tarihinin Diyarbakır kadar eski olan Meyyafarikin uygarlığının beşiği olan bir ilçedir. Dünyanın önemli eserlerinden Malabadi Köprüsü, Silvan Kalesi, Kulfa Kapısı ve çeşitli tarihi camilerin yer aldığı tepeden tırnağa tarihle doludur. Diyarbakır-Siirt Karayolu üzerinde kuruludur. Arazi genellikle engebelidir. Albat dağları ova boyunca ilçeyi doğudan batıya keser. Batman çayından başka önemli bir akarsuyu yoktur. Halkı tarımla geçinir. Tütün ve pirinci ünlü, özellikle tütünü çok değerlidir. İlçede köyler yol boyunda ve ilçenin orta kesiminde toplanmıştır. 100kilometrekareye ortalama 5 köy düşer. Merkez ilçeye olan uzaklığı, 82 km'dir. İlçede 11 mahalle bulunup adları şunlardır: Konak Mahallesi, Feridun Mahallesi, Tekel Mahallesi, Selahattin Mahallesi, Yenişehir Mahallesidir. İlçemize bağlı 75 köy, 82 mezra ve belde bulunmaktadır.  

DİYARBAKIR TARİHİ ÖZETİ

Diyarbakır tarihinin, önceleri M.Ö.3000 yılına kadar uzandığı bilinirken, son zamanlarda Çayönü kazıları ile yapılan araştırmalar sonucunda uygarlık geçmişinin M.Ö.7500 yıllarına kadar uzandığı belirlenmiştir. Diyarbakır ve çevresinde Hurriler, Mitanniler, Hititler, Asurlar, Medler, Persler, Büyük İskender, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular ve Osmanlılar hüküm sürmüştür.

Diyarbakır’ın Ergani ilçesine bağlı Çayönü Tepesi’nde yapılan kazılar, bölgede ilk yerleşimin M.Ö. 9. bine dek uzandığını göstermektedir. Yörede M.Ö. 2000’lere ilişkin ilk bilgiler Hurri- Mitanni halkına ve Hurri–Hitit ilişkilerine dayanmaktadır. Anadolu’nun en eski halklarından olan Hurrilerin yaşadıkları bölge Subartu denilen, yani bugünkü Diyarbakır’ı da içine alan yöredir. M.Ö. 1200’lerde Hitit Devleti’nin Anadolu’ya göç eden deniz kavimlerinin istilaları ile yıkılmasından sonra, Hititlerin Subartu ülkelerindeki üstünlüğünü kabul eden ve yönetim boşluğuna düşen Hurri ve Aram toplulukları, küçük kent devletleri oluşturdular. Daha sonra yöre, Mezopotamya’da güçlü bir krallık olan Assur, daha sonra kısa bir dönem için Urartu egemenliğine girmiştir. M.Ö. 7. yüzyıl ortalarında İskitlerin yerleştiği Amidi kenti, M.Ö. 625’te Medlerin, M.Ö. 550’de de Perslerin egemenliği altına girmiştir. M.Ö. 4. yüzyılda Pers İmparatoru III. Darius’un İskender orduları önünde yenik düşmesiyle yörede Helenistik dönem başlamıştır. Daha sonraları yöre Partlar ve Romalılar arasında cereyan eden savaşlara sahne olmuştur. M.S. 3. yüzyılda, İran’da başa geçen Sasani sülalesi ve Romalılar arasında el değiştiren kent, M.S. 4. yüzyılda Roma’ya bağlanmıştır. Daha sonraki dönemlerde Bizans Devleti ile Sasaniler arasında geçen savaşlar, bölgede güçlenmeye başlayan İslam ordularının üstünlük sağlamalarına neden olmuş, Hz. Ömer zamanında Diyarbakır Arap egemenliğine girmiştir. Uzun bir zaman Arap egemenliğinde kalan kent, 1085’te Selçuklu Devleti sınırlarına dahil olmuştur. Diyarbakır’ın Osmanlı Devleti’ne katılması 15 Eylül 1515’te Yavuz Sultan Selim döneminde gerçekleşmiştir.

 

 
 
Lisan seçimi
 
Canlı kontakt için tıklayınız!
 
Genel bilgiler
 
Detaylı arama
Fiyat
»
m2
»
Oda
»
Sadece fotoğraflı emlaklar
Sadece videolu emlaklar
 
Sitemizde kayıtlı emlaklar
  Konutlar 241
  Satılık Konutlar 230
  Kiralık Konutlar 11
  İş Yerleri 50
  Satılık İş Yerleri 33
  Kiralık İş Yerleri 17
  Arsalar 41
  Turistik Tesisler 0
 
Son dakkika Haberleri